|
İŞTE KARAPARA AKLAMA
YÖNTEMLERİ!
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), sık
başvurulan karapara aklama yöntemlerini 11 başlıkta
topladı ve bankalar, sigorta şirketleri, kargo
şirketleri gibi yükümlü grupları dikkat etmeleri
gereken ''göstergeler'' konusunda uyardı
MASAK'ın, AB'ye uyum çalışmaları çerçevesinde İtalya
Ekonomi ve Maliye Bakanlığı ile yürüttüğü Karapara
Aklanması ile Mücadele Kapasitesinin Güçlendirilmesi
Projesi çerçevesinde, ''Şüpheli İşlem Bildirim
Rehberi'' hazırlandı.
Rehberde yer alan ''Karapara Aklama Yöntemlerine''
ilişkin bölümde, ''sınırsız sayıda'' aklama yöntemi
bulunduğu ifade edilirken, bunun ülkeden ülkeye ve
finansal sistemlerde kullanılan araç çeşitliliğine
göre farklıklık gösterdiği kaydedildi.
''Hemen her aklama yönteminde suç gelirinin, belirli
benzer aşamalardan geçirilerek ekonomiye aklanmış
olarak sokulduğu'' belirtilen rehberde, en çok
kullanılan aklama yöntemleri şöyle sıralandı:
KARAPARA HANGİ YÖNTEMLERLE AKLANIYOR?
Şirinler (Smurfing) yöntemi: Şirinler yöntemi
büyük tutarlı yasadışı fonların, dikkat çekmemek ve
resmi raporlama eşiklerinden kaçınmak amacıyla çok
sayıda kişi adına açılmış hesaplara bölünerek
yatırılması. Zira bazı ülkelerde belirli tutarların
üzerindeki nakit işlemlerin bildirilmesi zorunluluğu
bulunuyor. Örneğin bu limit ABD için 10 bin dolar.
Türkiye'de ise bankalar, ithalat, ihracat,
görünmeyen işlemler ve sermaye hareketleri dışında,
yurtdışına yapılan 50 bin dolar ve üzerindeki
transferlere ilişkin bilgileri Merkez Bankasına
bildiriyor.
Parçalama (Structuring) yöntemi: Eldeki fonu
küçük miktarlara bölüp bankaya yatıracak kadar çok
sayıda kişiyi (şirinleri) bulmak her zaman mümkün
olmayabiliyor. Bu durumda insan sayısı yerine işlem
sayısını artırmak suretiyle bildirimden kaçınma yolu
tercih ediliyor. Örneğin 1,5 milyon dolarlık bir
tutar, ortalama 7 bin dolarlık 200'den fazla
transfer işlemi yapılmak suretiyle aklanabiliyor.
Vergi Cennetleri (Off-Shore Merkezler): Kıyı
bankaları temel olarak diğer bankalar gibi mevduat
toplayan, kredi veren ve güvene dayalı işlemler
yapan bankalar, ancak off-shore merkezlerin
sağladığı gizlilik, politik istikrar, sıfır ya da
sıfıra yakın vergilendirme, sermaye hareketlerinde
tam serbesti, coğrafi konum olarak gelişmiş ülkelere
yakınlık gibi avantajlara sahip oluyorlar.
Aklayıcılar, avantajları denetim dışı kalmak, yasal
merciler tarafından yapılan soruşturmaları sonuçsuz
bırakmak amacıyla kullanıyor.
Tabela Bankaları (Shell Banks) Herhangi bir
ülkede fiziki bir hizmet ofisi bulunmayan, web
adreslerinden ibaret olan, bankacılık işlemleri ve
kayıtları açısından resmi bir otoritenin denetimine
ve iznine tabi bulunmayan bankalar. İşlemlerin bu
tür bankalar bünyesinde ya da aracılığıyla
gerçekleştirilmesi, paravan şirketlerde olduğu gibi
iz sürmeyi zorlaştırıyor.
Tabela Şirketleri (Paravan Şirketler):
Herhangi bir ticaret veya imalat faaliyetinde
bulunmayan ve genellikle sınır-ötesi merkezlerde
kurulan şirketler. Göstermelik şirketlerden farklı
profil oluşturuyor. Göstermelik şirketlerde aklama
amacı olmakla birlikte yasal bir faaliyet ve bir
işyeri söz konusu. Oysa paravan şirketler sadece
kağıt üzerinde bulunuyor. Kurulmalarındaki amaç,
ayrıştırma aşamasında fon transferlerinin bu
şirketler üzerinden geçirilmesi yoluyla inceleme
sürecinde iz sürmeyi zorlaştırmak.
Aklayıcılar bu tip birçok şirkete sahip olabiliyor
ve şirketler arasında yapılan transferler sonucu,
paravan şirket çok karlı bir işletme gibi
gösterilebiliyor. Böyle bir durumda kağıt üzerinde
görülen karın yerine kasaya suçtan elde edilen gelir
konuyor. Bu paranın vergisi ödeniyor ve
yasallaştırılmış oluyor.
Göstermelik Şirketler (Nakit Para Kullanılan
İşyerleri) : Bu yöntemde fast food, benzin
istasyonu gibi nakit para akışının yoğun olduğu
işyerleri kuruluyor. Bu tür işyerlerinin
seçilmesinin nedeni bunların muhasebe denetimlerinin
yapılmasının oldukça zor olması. Böylece yasa dışı
kaynaklardan gelen fonlar, bu işyerlerinden elde
edilen gelirlere karıştırılabiliyor.
Oto Finans Borç Yöntemi (Loan-Back) : Bu
yöntemde bir finansal kuruluşa yatırılan suç geliri,
sahibine kredi olarak geri dönüyor. Örneğin para
aklayacak kişi, off-shore merkeze gidiyor ve parayı
burada faaliyet gösteren A bankasına yatırıyor. Daha
sonra kendi ülkesindeki C bankasına başvurarak, A
bankasındaki hesabını teminat göstererek kredi
talebinde bulunuyor ve parayla istediği yatırımı
yapıyor. Krediyi C bankasına geri ödemiyor ve C
bankası da bu kişinin teminat gösterdiği A
bankasındaki parasını haciz ediyor. Böylece kişinin
parası kredi talebine konu herhangi bir yatırım
şeklinde aklanmış oluyor.
Döviz Büroları: Birçok ülkede bulunan ve
nakit ağırlıklı çalışan bu kurumların suiistimale
açık yönleri bulunuyor. Bu kurumlar vasıtasıyla
paranın değişimi nedeniyle gelirin kaynağından bir
ölçüde uzaklaştırılması sağlanabiliyor. Küçük
banknotlar büyüklere veya eldeki para birimleri
diğer para birimlerine çevrilebiliyor. Böylece
finansal sisteme entegre edilmesi kolaylaşabiliyor.
Resmi Olmayan Havale Sistemleri: Bu, paranın
resmi transfer sistemleri kullanılmaksızın bir
coğrafyadan diğerine transferini sağlayan bir havale
sistemi. Ülkeden hiçbir fiziksel nakit çıkışı
olmuyor. Sistem hem yasal hem de yasadışı fonların
transferinde kullanılabiliyor. Sistemin temelinde
güven yatıyor, etnik veya mezhepsel bağlılık da bu
güven ortamının oluşmasını kolaylaştırıyor.
Sistemin çeşitli ülkelere yayılmış operatörleri,
birbirlerinin muhabirleri gibi çalışıyor. Böylelikle
birçok ülkeyi kapsayan büyük bir ortak ağ
oluşturuluyor. A ülkesinde bulunan ve para havale
edecek kişi, B ülkesindeki bir şahsa gönderilmek
üzere parasını yerel operatöre teslim ediyor,
operatör ona bir şifre veriyor. Parayı teslim alan
operatör B ülkesindeki operatörü arayarak havale ile
ilgili bilgileri aktarıyor. Daha sonra A ülkesindeki
müşteri B ülkesindeki alıcıyı arıyor ve ona havale
edilen parayı almasını sağlayacak şifreyi söylüyor
ve alıcı B ülkesindeki operatöre giderek parasını
alıyor.
Sahte veya Yanıltıcı Fatura (Hayali İthalat,
İhracat): Buna göre değeri çok düşük veya hiç
olmayan bir mal ihraç edilmiş gibi gösteriliyor ve
fatura buna uygun düzenleniyor, daha sonra yurt
dışında bulunan suç geliri ihracat geliriymiş gibi
gösterilerek ülkeye getiriliyor. Örneğin gerçek
değeri 50 bin dolar olan mal için 500 bin dolar
karşılığı fatura düzenlenmek suretiyle uyuşturucu
madde ticaretinden elde edilen 450 bin dolar
tutarındaki suç geliri, ihracat geliri gibi
gösterilebiliyor ve aklanıyor.
Fonların Fiziken Ülke Dışına Kaçırılması: Bu
yöntem, suç gelirinin elde edildiği ülkeden, denetim
eksikliği veya işbirliğine müsait kuruluşların
bulunduğu ve fonların kolaylıkla yatırılabileceği
başka ülkeye fiziki olarak çıkarılması. Fiziken ülke
dışına çıkarılan nakit veya hamiline çek, senet,
seyahat çekleri gibi diğer finansal enstrümanlar,
kaynağından bir ölçüde de olsa uzaklaşmış oluyor.
Daha sonra gittiği ülkede yapılan bir dizi işlemle
birkaç ülkeyi de dolaşarak ve aklanmış olarak ilk
çıktığı ülkeye getirilebiliyor.
AKLAMA KONUSUNDAKİ GÖSTERGELER
Rehberde, bankalar, faktoring şirketleri, sigorta
şirketleri, finansal kiralama şirketleri, PTT ve
kargo şirketleri, gayrimenkul şirketleri gibi
yükümlülerin, aklamaya yönelik olduğundan endişe
edilen ve buna yönelik işaretlerin gözlendiği
durumlarda yetkili makamlara ''şüpheli işlem
bildirimi'' yapmaları gerektiği vurgulandı.
Rehberde, buna ilişkin müşteri profili ve işlemlere
yönelik 45 genel gösterge ile bankacılık sektörü,
sigortacılık sektörü ve sermaye piyasası gibi özel
alanları içeren 81 sektörel göstergeye de yer
verildi.
|